Browsing: Yeşilçam’dan Portreler

Yüz yıllık Türk sinema tarihi, Hollywood yıldızlarına parmak ısırtacak ışıltılarla başlayıp, hastane köşelerinde, köprü altlarında sona eren hayatlarla dolu. Bunlardan biri, ya da ilki demek gerek belki de, Cahide Sonku!

Sinemayla yolu tesadüfler sonucu kesişen Peyda’nın niyeti sektörde yapımcı ve yönetmen olarak var olmaktır. Ancak öyle bir yüze sahiptir ki, beyaz perdenin arkasına saklanması mümkün olmayacaktır…

Münir Nurettin Selçuk, Cumhuriyet’in ilk
yıllarında unutulmaya terk edilmiş Türk Müziği’ne yeni bir üslup kazandırır.
Ancak Üstad’ın Türk sinemasının ilk örneklerinde de emek sahibi olduğu pek
bilinmez. Münir Bey, rol aldığı her filmde, adeta mini bir konser zevki
yaşatmaktadır seyircisine…

Yeşilçam’ın
meşhurları albümünün başka bir sayfasındayız bugün. Bilal İnci’nin sinema
sevdasını, onu Adana’dan Almanya’ya savuran, defalarca vazgeçmesine rağmen
vefatına kadar bir türlü kopamadığı Yeşilçam’ı yadedeceğiz…

Yeşilçam’a
âfeti devran Neriman sıfatıyla adım atmıştı Neriman Köksal. Güzelliği hep ön
planda oldu. Filmlerinde olduğu gibi özel hayatında da iddialı ve hırslıydı. Zamanla
canlandırdığı karakterlerin vasıfları değişse de, alımlı ve şuh bir kadın olduğunun
unutulmasına izin vermedi. Ölümünün üzerinden geçen yıllara rağmen dik omuzları
ve yüzündeki tebessümle hatırlıyoruz onu…

Güçlü bir hikâyesi var Müşfik Kenter’in.
Kendisinden 3 nesil önce başlayan bir hikâye bu. Büyük dedesinin, dedesinin,
babasının o mutantan, gösterişli, dolu dolu geçen hayatındaki yaşanmışlık
sinmiş sanki ruhuna. Girdiği bütün rollerde kendini hissettiren başkalığın
sebebi bu belki de…

  Her meslekte başarının kriterleri vardır. Oyuncu için belirleyici olan her role girebilmek, farklı duyguları başarıyla verebilmektir. Ancak sinema tarihimiz…