Close Menu
Ayşe AdlıAyşe Adlı

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    bibliyofili ile bibliyomani arasındaki ince çizgide yürüyorum

    Nisan 21, 2025

    taşı toprağı tarih bir ülkede yaşıyoruz!

    Nisan 21, 2025

    türkiye’de en ucuz emek, entelektüel emek!

    Nisan 21, 2025
    Facebook X (Twitter) Instagram
    • Gizlilik Politikası
    • iletişim
    • hakkımda
    Ayşe AdlıAyşe Adlı
    • Yeşilçam’dan Portreler
    • Geçmiş Zaman Olur Ki…
    • Türkiye Kurulurken…
    • Hoş Sada!
    • Tüm Kategoriler
      • Şehir ve Mekan
      • Dünya’dan
      • GeziYorum
      • Kitabiyat
      • Nadir Söyleşiler
      • O Şehr-i İstanbul Ki…
      • Portreler
      • Sinema Yazıları
      • Sanat Penceresi
      • Tarih Yazıları
      • MetaFizik
    Ayşe AdlıAyşe Adlı
    Sinema Yazıları - lütfi akad 100 yaşında

    lütfi akad 100 yaşında

    Ocak 12, 2017
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

     Türk sinemasının önemli yönetmenlerinden Ömer Lütfi Akad, doğumunun yüzüncü yılı vesilesiyle sinema severlerle buluşuyor. Muhtemelen yıl sonuna kadar devam edecek Akad’ı anma programlarından ilki İstanbul Modern’de açılan Türk Sinemasında Ustalar, Lütfi Akad sergisi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün katkılarıyla hazırlanan proje, Türk sinemasının kurucu yönetmenlerine adanmış serinin ilk adımı niteliğinde.

    Adı sinema tarihimize “ustasız usta” olarak geçen Lütfi Akad, ‘Sinemacılar Dönemi’nin öncü ismi aynı zamanda. 2 Eylül 1916’da İstanbul’da dünyaya geliyor Akad. Askerliğinin ardından bir süre Osmanlı Bankası’nda çalıştıktan sonra Lale Film’de muhasebeciliğe başlamasıyla hem kendi hayatında hem de sinema tarihinde önemli bir adım atmış oluyor. Kameraya adım adım yaklaşan Akad, önce tiyatro oyunlarına dekor yapıyor, amatör olarak sahneye çıkıyor, Beş Sanat adlı bir edebiyat dergisi çıkarıyor. Tiyatro ve sinema yazıları yazıyor. 1947 yılında Seyfi Havaeri’nin Damga filminde yönetmenliğe başlayan Akad, 48’de Vurun Kahpeye ve ardından Kanun Namına için geçiyor kamera arkasına.

    Sinema tarihçileri, Türk Sineması’nın ‘sinemacılar dönemi’ni 50’li yıllarda başlatıyor. İşte o tarihlerde karşımıza ilk olarak Lütfi Akad çıkıyor. O vakte kadar tiyatro kökenli yönetmenlerin hakimiyeti altında Türk Sineması, yeni bir dil ve üslüpla tanışıyor.

    “Vizörden ilk kez baktığım zaman gördüğüm şey bir şenlikti.” diyor Akad.  “Ve o şenlik hiç bitmedi.” Tür olarak genellikle dramatik çizgide eserler veren usta yönetmen, psikolojik içerikli senaryoları ve vazgeçemediği oyuncuları ile Yeşilçam melordamlarının da ilk örneklerini veriyor.

                Ömer Lütfi Akad’ın filmlerine bakıldığında yaşadığı döneme ve o dönemlerin toplumsal ve siyasi olaylarına kayıtsız kalmadığı görülüyor. Filmleri arasında ilk sıralarda sayılan Gelin, Düğün, Diyet üçlemesi de yine bu hassasiyeti temsil ediyor. Göç, kadın erkek arasındaki eşitsizlik, çarpık kentleşme gibi konuları insani hikayeler eşliğinde sunan yönetmen, sadece belgeselleriyle değil, sinema filmleriyle de devrine şahitlik ediyor aslında.

    Türk Sinemasında Ustalar sergisine konuk edilen ünlü yönetmen, 95 yıllık hayatı ve filmografisiyle bir yönüyle sinemamızın hikayesini de yansıtıyor. Müge Turan’ın küratörlüğünde hazırlanan arşiv sergisi, filmografisinden bugüne kadar gün yüzüne çıkmamış set fotoğrafları, film kareleri, orijinal senaryolar ve afişler gibi 100 parçalık malzemeyi bir araya getiriyor. Bu görsel malzeme, yine yönetmenin sözleriyle anlatılıyor. 29 Mayıs’a kadar sürecek program içeriğinde film gösterimleri ve söyleşiler de yer alıyor.

    10 filmlik program kapsamında Akad’ın ilk filmi olan ve Türkiye sinema tarihinde bir dönüm noktası kabul edilen Vurun Kahpeye (1949) de dahil olmak üzere yakın zamanda restore edilmiş Hudutların Kanunu (1966), Vesikalı Yarim (1969), “Göç Üçlemesi” olarak anılan Gelin (1973), Düğün (1973), Diyet (1974) ve Akad’ın 1990 yılında son kez kamera arkasına geçtiği, İstanbul’u dört başlık altında farklı yanlarıyla ele alan ve uzun zamandır kayıp belgeseli Dört Mevsim İstanbul yer alıyor.

    Related Posts

    kahramanlar sineması olarak yeşilçam

    Mayıs 2, 2020

    ses konusunda amerika’nın 60 yıl gerisindeyiz!

    Ocak 12, 2017

    karpuz kabuğuyla ummanları aşmak

    Ocak 12, 2017
    Add A Comment
    Leave A Reply Cancel Reply

    Çok Okunanlar
    bibliyofili ile bibliyomani arasındaki ince çizgide yürüyorum
    Nisan 21, 2025
    taşı toprağı tarih bir ülkede yaşıyoruz!
    Nisan 21, 2025
    türkiye’de en ucuz emek, entelektüel emek!
    Nisan 21, 2025
    biz çalıkuşu nesliyiz!
    Nisan 21, 2025
    anadolu kitabı koruyamamıştır
    Nisan 21, 2025
    Facebook X (Twitter) Instagram Pinterest
    • Gizlilik Politikası
    • iletişim
    • hakkımda
    © 2025 Ayşe Adli

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.