Subscribe to Updates
Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.
Yazar: ayseadli
20 yıllık metin yazarlığı, 10 yıllık gazetecilik tecrübem var. 1 yıl sözlü tarih alanında araştırma görevlisi, 5 yıl web editörü olarak çalıştım. 20 yıla yakın bir sürede yüzlerce farklı konuda metin, tanıtım filmi ve belgesel senaryosu yazdım. Nehir söyleşilerin yanı sıra yurt içi ve yurt dışında yüzlerce röportaj yaptım. Makale yazarlığı ve editörlük başta olmak üzere yayınlanmış pek çok çalışmaya farklı alanlarda destek verdim. Son olarak; Ülker'in kurucusu, Sabri Ülker'in ağabeyi iş adamı Asım Ülker'in asimulker.com adresinde yayınlanmaya başlanan hatıralarının ilk dört bölümünün editörlüğünü ve bir kısmının metin yazarlığını yaptım. C1 seviyesinde İngilizce, C2 seviyesinde Farsça ve Osmanlıca biliyorum.
Rus bir anne babanın Amerikalı sanatçı oğlunun, Cerrahi Halifesi oluşuna uzanan olağanüstü ve bir o kadar mütevazı serencamını fısıldıyor bize…
Anneannesi kantocu Küçük Virjin, babası Komik-i Şehir Naşit Bey, annesi tiyatro oyuncusu Amelya Hanım, ağabeyi Selim Naşit… 1930’da kendi tabiriyle…
Her zamanki bitmek bilmeyen enerjisiyle karşımızda oturan adam, sahaflık denilince akla gelen belki de ilk isim, Emin Nedret İşli. Cerrahpaşa’da,…
“Adı, soyadı / Açılır parantez / Doğduğu yıl, çizgi, öldüğü yıl, bitti / Kapanır, parantez.” Behçet Necatigil Kitaplarda Ölmek şiirinde…
Su Üstüne Yazı Yazmak’la girdi hayatımıza Şekûr. İslam’a ‘teslim oluşunun’ ve dervişlik tecrübesinin ilk zamanlarına şahit tuttu bizi. Yıllar sonra,…
Musa Dağdeviren, farklı alanlardaki merakını tatmin uğruna yaşayan biri. Cevap aradığı soruları, kaybolmasından endişe duyduğu kültürü kayıt altına alma…
Nigar Sahaf’ın sahibi Asuman Bektaş; Osmanlı bakiyesi insanların son demlerine yetişmiş, evlerini ziyaret etmiş, kütüphanelerini görmüş, hatta bir kısmını almış…
Sahaf dükkanlarında ya da müzayede salonlarında karşılaşabiliyorsunuz Osmantan Erkır’la. Kısa bir süre önce televizyon koleksiyonunu Koç Müzesi’ne bağışladığı haberi…
Yüz yıllık Türk sinema tarihi, Hollywood yıldızlarına parmak ısırtacak ışıltılarla başlayıp, hastane köşelerinde, köprü altlarında sona eren hayatlarla dolu. Bunlardan biri, ya da ilki demek gerek belki de, Cahide Sonku!
Sinemayla yolu tesadüfler sonucu kesişen Peyda’nın niyeti sektörde yapımcı ve yönetmen olarak var olmaktır. Ancak öyle bir yüze sahiptir ki, beyaz perdenin arkasına saklanması mümkün olmayacaktır…
Muhitinde ‘Sakallı Lütfü’ namıyla maruf Lütfü Seymen; kitabiyat bilgisi, tadına doyulmaz sohbeti ve meşhur sakalıyla nam yapmış bir sahaf. Kadıköy’de…
Münir Nurettin Selçuk, Cumhuriyet’in ilk
yıllarında unutulmaya terk edilmiş Türk Müziği’ne yeni bir üslup kazandırır.
Ancak Üstad’ın Türk sinemasının ilk örneklerinde de emek sahibi olduğu pek
bilinmez. Münir Bey, rol aldığı her filmde, adeta mini bir konser zevki
yaşatmaktadır seyircisine…
Yeşilçam’ın
meşhurları albümünün başka bir sayfasındayız bugün. Bilal İnci’nin sinema
sevdasını, onu Adana’dan Almanya’ya savuran, defalarca vazgeçmesine rağmen
vefatına kadar bir türlü kopamadığı Yeşilçam’ı yadedeceğiz…
Çalıkuşu da her roman gibi yazıldığı dönemin belgesi olma özelliğini taşıyor
elbette. Ancak bu özellikle geçirdiği ‘operasyonla’ önemli ölçüde ortadan
kalkıyor.
Yeşilçam’a
âfeti devran Neriman sıfatıyla adım atmıştı Neriman Köksal. Güzelliği hep ön
planda oldu. Filmlerinde olduğu gibi özel hayatında da iddialı ve hırslıydı. Zamanla
canlandırdığı karakterlerin vasıfları değişse de, alımlı ve şuh bir kadın olduğunun
unutulmasına izin vermedi. Ölümünün üzerinden geçen yıllara rağmen dik omuzları
ve yüzündeki tebessümle hatırlıyoruz onu…



















