Close Menu
Ayşe AdlıAyşe Adlı

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    bibliyofili ile bibliyomani arasındaki ince çizgide yürüyorum

    Nisan 21, 2025

    taşı toprağı tarih bir ülkede yaşıyoruz!

    Nisan 21, 2025

    türkiye’de en ucuz emek, entelektüel emek!

    Nisan 21, 2025
    Facebook X (Twitter) Instagram
    • Gizlilik Politikası
    • iletişim
    • hakkımda
    Ayşe AdlıAyşe Adlı
    • Yeşilçam’dan Portreler
    • Geçmiş Zaman Olur Ki…
    • Türkiye Kurulurken…
    • Hoş Sada!
    • Tüm Kategoriler
      • Şehir ve Mekan
      • Dünya’dan
      • GeziYorum
      • Kitabiyat
      • Nadir Söyleşiler
      • O Şehr-i İstanbul Ki…
      • Portreler
      • Sinema Yazıları
      • Sanat Penceresi
      • Tarih Yazıları
      • MetaFizik
    Ayşe AdlıAyşe Adlı
    Kitabiyat - aramak bulmanın parolası

    aramak bulmanın parolası

    Mayıs 2, 2020
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email
    Rus bir anne babanın Amerikalı sanatçı oğlunun, Cerrahi Halifesi oluşuna uzanan olağanüstü ve bir o kadar mütevazı serencamını fısıldıyor bize Shems Freidlander. Aramak bulmanın parolası, yazmadan önce yaşıyor bunu…
    Menziliniz gönlünüze ilham edildiyse yolunuza çıkan her işaret doğru istikameti gösteriyor sanki. Shems Freidlander’in hatıratını okurken bu düşünce kuvvet kazanıyor giderek. 1940 senesinde Rus bir anne babanın evladı olarak Amerika’da dünyaya gelen bir adamın, 70 sene sonra Medine-i Münevvere’de dünyanın dört bir tarafından gelmiş Müslümanlara zikir yaptırmasına uzanan hikâyesi bu. Araya çeteler, uyuşturucu bağımlıları, spor tutkunları giriyor önce. Sonra sıra meditasyon, yoga, uzak doğu mistisizmine geliyor. Ev, arkadaş, şehir, ülke değiştiriyor. Erkekler, kadınlar, meşhurlar ve sıradan insanlar giriyor hayatına. Dervişler, şeyhler, âlimler… Onun kaleminden okurken olağanüstü geliyor yaşadığı her detay. Müsaade etse, bu karşılaşmaların yalnız onun gibi bahtiyar birkaç insana nasip olacağını düşünüp hem avunacak hem kahırlanacağız. Ama hayır! İlk adıyla İra (Ayra), 25 yaşından sonraki adıyla Shems Freidlander’den izin çıkmıyor. Sadece fark etmeye, idrak etmeye, gördüklerinin, duyduklarının, hissettiklerinin onda nasıl karşılıklar bulduğunu anlamaya çalışıyor. Yaşadığı hiçbir şey boşuna değil. Her bir hadise, gelecekte bir karşılığa gebe. Gönlünü ilhama açıyor… Lütuflar, nimetler çeşitlik kılıklarda giriyor hayatımıza çünkü. Artık bunu biliyor… 
    Susuzun suyu aradığı gibi su da susuzu arar buyuruyor Hazret-i Mevlana. Uzağında olduğumuz hakikatle aramızdaki mesafe kapanmıyorsa bu bize de hakikate de zulüm… 
    Manevi enerjinin doğudan batıya aktığı bir zamanda batıda olmak gibi bir şansı var Freidlander’in. “Budistler, Sufiler, Hindu guruları, yoga üstadları, hahamlar, Yungcular ve Tibetli rahipler… kalpleri ve akılları maneviyat yağmuruna gark eden bir şekilde batıya aktılar.” Kâh meditasyon seanslarında, Hindu gurularının dizi dibinde zuhur ediyor; kâh Kadiri, Rufai, Halveti, Cerrahi, Nakşi, Bektaşi meydanlarında.
    Önce tasavvufa sonra İslam’a çıkıyor yolu. Pîr Vilayet Han 1960’larda veriyor ismini, ‘Şemseddin, içime doğan isim bu!’ Sonra Mevlana ve Anadolu. 1972 senesinin soğuk bir Aralık gününde varıyor huzura ilk kez; “Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin binlerce aşığı, onun düğün gecesini ihya etmek için dünyanın çok farklı yerlerinden geliyorlar. … Ben New York’tan gelmişim. Yüz bir trafik lambasının bulunduğu şehirden Konya’ya; Türkiye’nin ortasında ve sadece bir tane trafik lambası bulunan o küçük şehre… O zaman bundan haberim olmasa da bu seyahat benim hayatımı değiştirecekmiş meğer…”
    Aynı günün akşamı kaldığı otelin lobisine; beraberinde paltolu ve yuvarlak beyaz şapkalı dört adam olan heybetli bir zat giriyor. Gelen, Şeyh Muzaffer Efendi (Ozak)… Karşılıklı selamlaşıyorlar ve işte ne oluyorsa orada olup bitiyor. Bir anda… “Rus göçmeni bir anne babanın Amerika’da eğitim almış bu oğlunun Hazreti Mevlana’nın adeta mana laboratuvarı olan kadim şehir Konya’da 1972’de bir zikir halkasında bir şeyhin karşısına oturmuş halinin görüntüleri kimin rüyasında zuhur etmiş olabilirdi ki?” 
                1982 yılında, 3 asırlık bir tasavvuf geleneğinde hilafete mazhar oluyor. Bugün 70’lerinde olan Shems Freidlander; içinde Başkan Kennedy’nin, Bob Dylan, John Lennon, Süleyman Dede, Muzaffer Efendi, Şeyh Muhammed Hatib, Bawa Muhyiddin, Pir Vilayet Han, Jack Nicholson, Barbara Streisand, Leonard Kohen, Greta Garbo, Nezih Uzel, Kudsi Erguner, Raik Baba, Veysel Karani, Hazreti Mevlana ve doğudan, batıdan daha onlarca ismin geçtiği bir hikâye anlatıyor. Her birinin bir fırça darbesiyle çizdiği bir resmi gösteriyor adeta. Bir yandan yaşamaya ve kendi kitabını okumaya devam ederken…
    Related Posts

    Yaşar Kemal Sahaflar Çarşısı’nda

    Ekim 28, 2023

    sahaflık kabuk değiştiriyor

    Mayıs 28, 2020

    okur, yazar bir sahafın sandık odasından…

    Mayıs 2, 2020
    Add A Comment
    Leave A Reply Cancel Reply

    Çok Okunanlar
    bibliyofili ile bibliyomani arasındaki ince çizgide yürüyorum
    Nisan 21, 2025
    taşı toprağı tarih bir ülkede yaşıyoruz!
    Nisan 21, 2025
    türkiye’de en ucuz emek, entelektüel emek!
    Nisan 21, 2025
    biz çalıkuşu nesliyiz!
    Nisan 21, 2025
    anadolu kitabı koruyamamıştır
    Nisan 21, 2025
    Facebook X (Twitter) Instagram Pinterest
    • Gizlilik Politikası
    • iletişim
    • hakkımda
    © 2025 Ayşe Adli

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.