Close Menu
Ayşe AdlıAyşe Adlı

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    bibliyofili ile bibliyomani arasındaki ince çizgide yürüyorum

    Nisan 21, 2025

    taşı toprağı tarih bir ülkede yaşıyoruz!

    Nisan 21, 2025

    türkiye’de en ucuz emek, entelektüel emek!

    Nisan 21, 2025
    Facebook X (Twitter) Instagram
    • Gizlilik Politikası
    • iletişim
    • hakkımda
    Ayşe AdlıAyşe Adlı
    • Yeşilçam’dan Portreler
    • Geçmiş Zaman Olur Ki…
    • Türkiye Kurulurken…
    • Hoş Sada!
    • Tüm Kategoriler
      • Şehir ve Mekan
      • Dünya’dan
      • GeziYorum
      • Kitabiyat
      • Nadir Söyleşiler
      • O Şehr-i İstanbul Ki…
      • Portreler
      • Sinema Yazıları
      • Sanat Penceresi
      • Tarih Yazıları
      • MetaFizik
    Ayşe AdlıAyşe Adlı
    Kitabiyat - sahaflık kabuk değiştiriyor

    sahaflık kabuk değiştiriyor

    Mayıs 28, 2020
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

     

    İki aya yaklaşan zorunlu izolasyon sürecinde yapılabilecek en iyi şey kitap okumaktı, biz de öyle yaptık. Peki ya kütüphanelerimizin en özel yerlerinde muhafaza ettiğimiz kıymetli kitapları bize ulaştıran sahaflar ne yaptı, neler yaşadı? Merak ediyorsanız böyle buyrun… 
     
    Covid-19 salgını, tüm alışkanlıklarımızı gözden geçirmemize, normlarımızı değiştirmemize sebep oldu. Bu süreçten en fazla etkilenenler, varlığını geleneksel yöntemlerde sürdüren küçük esnaf oldu elbette. Sahaflar da pandemi sürecine hazırlıksız yakalananlar arasındaydı. Pek çok esnaf gibi onlar da dükkanlarını kapatıp evlerine çekildi. Aslına bakarsanız, yaptıkları iş müşterileriyle yakın ilişki kurmalarını gerektirirken ve sahafla müdavimi, karşılıklı olarak birbirinin hocası ve öğrencisiyken böyle bir izolasyona hazırlıklı olmaları da beklenemezdi. İşleri kitap alıp satmaktan ibaret gibi görünse de, onları diğer kitapçılardan ayıran önemli bir özellik var; sahaflar, malzemeyi hikayesiyle birlikte bir insandan devralıp daha da zenginleştirdikleri bir başkasına aktarıyor. Yani kitap ve evrak kadar onu alan ve satan insan da vazgeçilmez sahaflar için. Yüzlerce yıldır süren geleneği alt üst eden izolasyon süreci sahafları nasıl etkiledi? Yakında, hayat normale döndüğünde onları bıraktığımız yerde bulabilecek miyiz? Herkes kapısını örtmüş, kendi küçük hayatına dönmüşken bir medeniyetin bakiyesine emanetçilik eden sahaflar ne yaşıyor, neler yapıyor acaba? Bu soruların cevabını Türkiye’nin farklı yerlerinde yıllarını mesleğine vermiş sahaflara sorduk. İşte cevapları…
    Gelecek Genç Sahafların
    Turkuaz Sahaf, Emin Nedret İşli – İstanbul
    Salgın; tüm küçük esnaf gibi sahafları da çok olumsuz etkiledi. Ticari zararın yanında manevi olarak da etkilendik bu durumdan. Zira dükkana gelip giden müdavimlerinden yoksun kaldık. Bu müdavim kitle, bizlerle ilgilendikleri alanlarla ilgili sohbet eden, konuşan, tartışan insanlardan oluşmaktaydı. Bu sohbet ortamından yoksun kalan sahafların manevi çöküntüsü, diğer esnaf kollarına göre kat be kat fazla. Sahaf dernekleri olarak bu olumsuzlukları mümkün olduğunca azaltmak, birbirimize destek olmak, tanıtım faaliyetleri yürütmek ve icrayı faaliyet etmek için Sahaf Kolektifi’ni kurduk. Müşterilerimize, müdavimlerimize sosyal medya aracılığıyla ulaşmaya, özlediğimiz sohbet ortamını ve diyaloğu diri tutmaya çalışıyoruz. 
                Sahaflık, kültürüyle, ticaretiyle, ülke irfanına hizmetleriyle her zaman gerekli ve var olacak bir meslek gurubu. Ancak gidişat herkesin büyük bir dönüşüm geçireceğini gösteriyor. Sahafından bundan azade kalması öngörülemez. Doğal olarak internet satışlarına yönelmiş durumdayız. Zaten sahaflar çok zaman önce internet nimetlerinden yararlanmaya başlamıştı. Etkinlik çeşitliliğinin genişleyeceği, sahafiye ticaretin daha çok internet dünyasına kayacağı günlere doğru gitmekteyiz. Nitekim online müzayedeler, İnstagram söyleşileri, Youtube’ta mesleki tanıtımlar yapılmaya başlandı. Hiç beklenmedik bir şekilde kitaba düşkün, kitap okuru, kitap delisi gençler mesleğin zorluk ve sıkıntılı yanlarına aldırış etmeden sahaflığa soyunuyorlar. Yakın gelecekte köhne sahaf dükkanları, yavaş yavaş elini eteğini çeken ustalar nedeniyle kapanacak. Onların yerini internet sahafları, sahafiye web dükkanları alacak. Gelecek bu mesleğe fedakârca gönül veren genç sahaf arkadaşlarımızın…
    Sahaflardan Kurtulabileceğinizi Sanmayın
    Güven Sahaf, Güven Özgüç – Ankara
    En başta günlük yaşamımız değişti. Çalışma saatlerimizi ve sosyal ilişkilerimizi sınırlandırmamız gerekti. Sahafların büyük çoğunluğu nadirkitap.com gibi internet sitelerinden satış yaptıkları için başka sektörlere göre daha az hasarla atlatabilirler bu süreci. Ancak internet satışı olmayan veya çeşitli nedenlerle dükkanını açamayan sahaflar maddi sıkıntılar yaşıyor elbette. Bununla birlikte dünya ekonomisindeki çalkantılar ve bunun ülkemize yansımaları da bizleri etkiliyor. Gelecek kaygısı, insanların kitap ve diğer kültür ürünlerine ilgi duymalarının ve bütçelerinden pay ayırmalarının önüne geçiyor. 
    Mevcut şartların, yıllardır tartıştığımız ‘Kitabın sonu mu geldi?’ sorunsalı açısından pek bir etkisi yok gibi. Basılı kitap her zaman evlerimizdeki yerini koruyacak. Salgın sürecinde ve sonrasında geçici olarak temastan kaçınmamız gerektiğinden kitapseverlerle, dostlarımızla yüz yüze alışveriş imkanlarımız sınırlı olabilir. Sahaf dükkanlarımızda yaptığımız sohbet toplantılarını belirli bir süre yapamayabiliriz belki ama bizler yine de buralarda olacağız. Umberto Eco’dan mülhem Sahaflardan Kurtulabileceğinizi Sanmayın diyorum ben…
    Yeni Nesil Sahaflığa Geçmemiz Gerekiyor
    Barış Sahaf, Barış Bingöl – İstanbul
    Ülke genelindeki tedbirlerin hemen hayata geçmesi sahafları ekonomik olarak hazırlıksız yakaladı. Dükkanların perakende satışı sıfır noktasında, kitap alışlarımız da durma noktasına geldi. Kimse, haliyle, evine dışarıdan birisini davet etmek istemiyor. Elimizde bir tek online satış platformları kaldı, buralardan olabildiğince satışlarımızı arttırmaya çalışıyoruz ama yeterli olduğunu söylemem zor. Çalışma disiplinimizi revize etmemiz, ihtiyaçları belirleyip ona göre yeni nesil sahaflığa geçmemiz gerekiyor.
    Hurdacılar, Çantacılar, Ayakçılar da Zor Durumda
    Anka Sahaf, Burak Kumpasoğlu – İzmir
    Salgın sürecinde uyulması gereken kurallar çerçevesinde dükkanımızı kapalı tutarak fiziki alışverişe ara verdik. Şu anda sadece internet üzerinden satış yapabiliyoruz. Mesleğimizin en önemli unsurlarından olan kitapseverlerle sadece ticari değil, fikri anlamda da alışverişte bulunamamak, bu dönemi daha da zorlaştırdı ve tatsızlaştırdı.  Sahaf Kolektifi, bu süreçte hem mesleki sorunlarımızı duyurmak hem de mesleki farkındalık yaratmak için gayret sarf ediyor. Tabii sorun sadece dükkân sahipleriyle sınırlı değil. Mesleğin hurdacı, çantacı, ayakçı gibi mekâna bağlı olmadan çalışmak zorunda kalan unsurları da krizden fazlası ile etkilendi. 
                Salgın öncesinde değişim süreci başlamıştı. Internet satışlarının giderek dükkan satışlarının önüne geçmesi bunun en önemli göstergesi. Salgın sürecinde bu durum daha görünür hale geldi. Dükkanlarımızda çayın, kahvenin yanında yapılan keyifli kitap sohbetleri zaten bir süredir seyrelmişken, önümüzdeki süreç belki de bunu artık sanal mecralara taşıyacak. Organik ilişkilerimizin bu süreçte geçireceği değişim ve buna alışmak hepimize zor gelecek.
    Kitabı Görmeden Alan Bir Müşteri Tipi Var
    Aşiyan Sahaf, Cantürk Coşkun – Ankara
    Virüs salgını bizi dostlarımızla bir araya gelmekten alıkoydu. E-Ticaret bugünlerde daha öne çıktı.  Kitapçılık perakende satış yapılan dükkânlardan büro tipi çalışmalara dönüyor. Sanal müşteri odaklı yeni bir kitapçılık anlayışı ortaya çıktı. Bu tip alış-verişlerde kitabı görmeden satın alan bir müşteri profili var. Ancak sahaflık eski bir meslek. Ruhunda kitabın kapağına dokunmak var. Umarım değişen şeyler, değiştiklerine memnun olurlar… 
    Related Posts

    Yaşar Kemal Sahaflar Çarşısı’nda

    Ekim 28, 2023

    okur, yazar bir sahafın sandık odasından…

    Mayıs 2, 2020

    aramak bulmanın parolası

    Mayıs 2, 2020
    Add A Comment
    Leave A Reply Cancel Reply

    Çok Okunanlar
    bibliyofili ile bibliyomani arasındaki ince çizgide yürüyorum
    Nisan 21, 2025
    taşı toprağı tarih bir ülkede yaşıyoruz!
    Nisan 21, 2025
    türkiye’de en ucuz emek, entelektüel emek!
    Nisan 21, 2025
    biz çalıkuşu nesliyiz!
    Nisan 21, 2025
    anadolu kitabı koruyamamıştır
    Nisan 21, 2025
    Facebook X (Twitter) Instagram Pinterest
    • Gizlilik Politikası
    • iletişim
    • hakkımda
    © 2026 Ayşe Adli

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.