Prof. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun kitabı 400 yıl Osmanlı toprağı olmuş Mısır’a Türk kültürünün mührünü, Osmanlı’ya baş kaldıran Mehmet Ali Paşa’nın vurduğunu ortaya koyuyor. IRCICA, şimdilerde İslam Konferansı Teşkilatı Genel Sekreteri olan eski başkanı Ekmeleddin İhsanoğlu’nun ‘hayatımın hedefi’ diye tanımladığı kitabı bastı. İhsanoğlu’nun kırk yıldır devam eden çalışmalarının bir derlemesi olan kitap ‘Mısır’da Türkler ve Kültürel Mirasları’ başlığını taşıyor.
Kitap İhsanoğlu’nun kendi kişisel hayat tecrübesini anlatıyor adeta. Mısır’da doğmuş, Türkiye’de yetişmiş bir entelektüel olarak Ekmeleddin İhsanoğlu Osmanlı dönemi Mısır’ından kopup gelmiş bir canlı tarih sanki. İhsanoğlu’nun araştırmacılar için başvuru kitabına dönüşecek çalışması özellikle Mehmed Ali Paşa döneminden sonra, yani matbuatın kültür hayatında etkin olduğu dönemlerde Kahire’de basılan ve dağıtılan kitap, dergi ve gazeteleri inceliyor. Bu tarih kısıtlamasına rağmen eserin giriş bölümü Tolunoğullarından 1950’lere uzanan dönemde Osmanlı-Türk kültürünün Mısır’da bıraktığı izleri gözler önüne sermiş.
Kitap Araplara karşı kalmış son önyargılarımızı da silip süpürecek ipuçları veriyor. Türkçenin Mısır saraylarında nasıl yaygın olarak kullanıldığı, mutfak kültürüne ne derece hükmettiği gibi günümüze kadar uzanan kültür-dil etkisinin yanı sıra tarihî bazı bilgilerimiz de sorgulanıyor kitapta. Mesela ilk Türkçe yayınlanan gazetenin İstanbul’da çıkan yarı-resmî Takvim-i Vekâyi değil, Mısır’da ondan üç yıl önce yayın hayatına atılan Vekâyi-i Mısriyye olduğunu öğreniyoruz. Dahası bu gazetenin yayımına başlanılan 1828 yılından 1947’ye kadar Mısır’da toplam 64 Türkçe gazete ve dergi yayımlanmaya devam etmiş. İhsanoğlu’nun bahsettiği en ilginç Türkçe gazeteler ise Birinci Dünya Savaşı sırasında İngilizlere esir düşen Türk askerlerinin çıkardıkları. “Yarın”, “Hilâl”, “İzmir”, “Nasreddin Hoca”, “Zincir”, “Kafes”, “Esaret” ve “Kızıl Elma” gibi isimler taşıyan bu gazetelerin ortak özelliği ise elle yazılıp çoğaltılmaları.
Prof. İhsanoğlu’nun çalışmaları Mısır’da Arap harfleriyle baskı yapan ilk matbaanın Mehmet Ali Paşa tarafından kurdurulan Bulak Matbaası olduğunu ortaya koyuyor. Bulak Matbaası 1819-20 yıllarında kurulmuş ve İstanbul’daki matbaalarla dirsek teması içinde çalışmayı başarmış. Bulak’ta basılan ilk Türkçe eserin Almanca’dan çevrilmiş Vesâyânâme-i Seferiyye adlı Prusya Kralı II. Frederich’in seferlerinin anlatan bir kitap olduğunu ortaya koyuyor İhsanoğlu.
Ekmeleddin İhsanoğlu’nun 700 sayfaya yaklaşan dev eserini araştırmacılar için bir başvuru kitabına dönüştüren yönü kitabın hemen hemen yarısını teşkil eden bibliyografya. ‘Mısır’da Basılı Türk Kültürü Bibliyografyası’ başlıklı bölümde 19. ve 20. yüzyıllarda Mısır’da Türkçe basılan kitapların, süreli yayınların ve Türkçe’den Arapça’ya çevrilen kitapların kapsayıcı bir listesi veriliyor. IRCICA Prof. İhsanoğlu’nun bu örnek mahiyetteki çalışmasını Arapça olarak da yayımlamış. Prof. İhsanoğlu kitabın Türkiye’de çok az bilinen Mısır kültürünün tanınmasına da önayak olacağı ümidini taşıyor.
14 ağustos 2006








