Sinasos, mübadele ile birlikte yeni bir tarih kazanmış bir Anadolu kasabası. Köy halkının albümlere yüklediği hafıza, 80 yıl sonra kitap olarak karşımızda.Mustafapaşa, tarihî hafızasını sokaklarda yaşatan küçük bir Kapadokya kasabası. Anadolu’ya İslam ve Türk kimliğinin kattığı derinliğin bir prototipi sadece. Eski ismi Sinasos olan kasabayı bugün için özel kılan unsur, 1924’e kadar nüfusunun büyük kısmının Rumlardan oluşması. Kurduğu medeniyette yüzlerce yıl farklı din, millet ve kültüre yaşama hakkı tanıyan imparatorluğun insana yaklaşımının küçük bir örneği Sinasos. Bugün Mustafapaşa’nın nüfusu 4 bin civarında. Bu rakamın önemli bir kısmını mübadele ile Selanik ve çevresinden gelen Müslüman aileler oluşturuyor. 1924 ve sonrasında kasabadan ayrılan Ortodoks Rumların sayısınınsa bin dört yüz kadar olduğu tahmin ediliyor. Bruce Clark, ‘İki Kez Yabancı: Modern Türkiye ve Yunanistan’ı Kuran Zorunlu Göç’ başlıklı kitabında Kapadokya’daki Ortodoksların çoğunun Türkçe konuştuklarını anlatıyor. Bölge, hiçbir zaman Hıristiyan – Müslüman savaşına sahne olmamış yazarın anlattığına göre. Bölge tarihi boyunca süren bu sıcak bağ mübadeleden sonra bile karşılıklı ziyaretlerle sürdürülüyor… Bu tarihe, 19’uncu yüzyıl sonları ile 20’nci yüzyılın başlarında inşa edilmiş taş işçiliği ve mimari estetiği ile hemen fark edilen çok sayıda yapı şahitlik ediyor bugün.
Geçtiğimiz haftalarda yayımlanan ‘Sinasos, Mübadeleden Önce Bir Kapadokya Kasabası’ kitabı, yukarıdaki kısa tarihin perde arkasını teşkil ediyor bir bakıma. Mübadele ile bir milat yaşayan şehir hafızası, Bir Zamanlar Yayıncılık’ın Türkçeye kazandırdığı kitapla bütünlüklü bir fotoğrafa dönüşüyor. 1924’te mübadeleye tabi tutulan Rumlar, kasabadan ayrılmadan önce başka bir yerde örneği görülmeyen bir şey yapıyor: İki fotoğrafçı tutarak geride bıraktıkları her şeyi bir bir fotoğraflayarak bir albüm hazırlıyorlar. Kasabada Rumların yaşadığı 5 mahalle, okullar, kiliseler, çeşmeler, köprüler, yerel kıyafetler… çocuklarına anlatmak istedikleri ne varsa birer görüntüsünü düşürüyorlar tarihin hafızasına. 1954’te Sisasos’tan ayrılan Rumların ilk ziyaretlerinde çektikleri fotoğraflarla ve anılarla zenginleştirilen kitap, örneğine az rastlanır bir kültür tarihi çalışması. Farklılığın illaki çatışma manasına gelmediğini hatırlamak için de bir vesile belki…
5 kasım 2007








