Ahmet Cevdet Paşa’nın kızı Fatma Aliye, babasının onda gerçekleştirmeye çalıştığı Müslüman Türk kadını projesini eserlerine yansıtıyor.Fatma Aliye imzalı bir eser var önümüzde; Refet. Yazar, Türk tarihinin önemli devlet adamlarından hukukçu ve tarihçi Ahmet Cevdet Paşa’nın büyük kızı. Hayatı boyunca kendisini en fazla babasına yakın hisseden Fatma Aliye, Ahmet Cevdet Paşa’nın Müslüman – Türk kadına sunduğu bir model aslına bakılırsa. Refet, Fatma Aliye’nin; Fatma Aliye babasının eseri.
Fatma Aliye, Tanzimat döneminin ilk kadın roman yazarı aynı zamanda. Kardeşi Emine Semiye’nin de ablası gibi kendini yazarak ifade etmesi Ahmet Mithat Paşa’nın rahle-i tedrisinden geçmelerinden kaynaklanıyor sanki. Batılılaşma düşüncesinin entelektüelleri yoğun etki altına aldığı 20’nci yüzyıl başlarında yaşamış ve haliyle kendi dönemini ve özellikle o dönemin Müslüman kadınını tartışmış Fatma Aliye Hanım eserlerinde. Ortamın hassasiyetlerine binaen ‘bir kadın’ imzasıyla çıkan ilk tercümesini telif eserler takip etmiş; Muhadarat, Ref’et, Udi ve Enin romanlarını, Namdaran-ı Zenan-ı İslamıyan, Teracüm-i Ahval-ı Felasife, Ahmed Cevdet Paşa ve Zamanı takip etmiş. Ve Fatma Aliye hep aynı sorunun cevabını aramış kitaplarında: Bir kadın, dinini ve iffetini muhafaza ederek erkeklere mahsus dünyada varlık gösterebilir mi? O, çocukluğundan beri erkeklerin dünyasını kendine daha yakın bulmuş ve sonrasında kendini bunun imkânını ispata adamıştır sanki.
Babasından sonra üzerinde en fazla izi olan Ahmet Mithat Efendi’nin düşünceleri de önemlidir Fatma Aliye için. Onların da katkısıyla şekillendirdiği zihin dünyasındaki fotoğraf, romanlarında çizdiği tiplerle görünür olmuştur. İsimler ve kahramanlar farklı olsa da genellikle kadının iyi bir eş ve anne olabilmesi için eğitilmesi gerektiğini ve İslâmiyet’in bunu mümkün kıldığını anlatır. İlk romanı Muhadarat’tan sonra yazılmış dört romanı daha var. Refet işte bu eserlerden biri. Okumaya ve çalışmaya doymayan Fatma Aliye, çalışan, para kazanan, bir erkeğe ihtiyacı olmayan Refet’in şahsında adeta kendini anlatıyor. Refet; yetim kalmış, fakirlik ve hastalıklara rağmen gururdan, dürüstlükten ve çalışkanlıktan asla taviz vermemiş bir genç kız. En büyük ideali muallim mektebinden birincilikle mezun olmak. Annesine karşı hassas, derslerinde başarılı, edepli, mütevazı ama lüzum gördüğünde önünde kimsenin duramayacağı kadar dik başlı ve kararlı. Geceleri annesiyle birlikte nakış işliyor ve gündüzlerini okulda geçiriyor. Yaşadığı hiçbir sıkıntı başarısını gölgelemiyor, zira Refet kendini ideallerine kilitlemiş durumda. Kitap boyunca araya girerek bir hoca edasıyla yaptığı yorumlarla kendini hep hissettiren Fatma Aliye, kızlarına yaptıramadığının yaptırıyor Refet’e. Türk kadının gücü ve azmiyle her türlü zorluğu aşıp başarılı olacağını anlattırıyor.
22 ocak 2007








