Reformistlerle fundamentalistler arasına sıkışmış bir İslam dünyası tasvir eden yazar, Müslümanları iki seçenekten birini tercihe zorluyor.Rifaa Rafi el-Tahtavi, Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa tarafından bir grup Müslüman öğrenciyle birlikte 1800’lü yıllarda Paris’te eğitime gönderilir. Maksat gençlerin Batı dünyasının geldiği noktayı yakından gözlemlemeleri, dile getirilen düşünceleri, toplum hayatını anlamaya çalışmaları ve tecrübelerini diyar-ı İslam’a taşımalarıdır. Tahtavi de seçilen 25 ‘prens’ kötü yola düşmesin diye yanlarına verilmiştir. Gelin görün ki beş yılın sonunda en unutulmadık noktaya gelen o olur. Zira İslam ilimleri okumuş, Ezher ulemasının iltifatına mazhar olmuş Rifaa en “cür’etkâr” ifadeleri dile getiren kişidir.
Fransa’nın not ettiği hususiyetlerini Mısır’ın modernleşmesinde kullanılması maksadıyla Mehmet Ali Paşa’ya sunan Rifaa, modernite ile İslam arasında bir sentez öngörüyordu. Guy Sorman’ın hazırladığı ve Bilgi Üniversitesi Yayınları arasından çıkan Rifaa’nın Çocukları Modern Müslümanlar kitabı ilk İslam modernistlerinden Rifaa el- Tahtavi ve onun izinden giden reformistleri anlatıyor. İslam dünyasına kendi bakış açısını Tahtavi ile perdeleyerek sunan yazar, ayrı düştüğü noktalarda onu eleştirmekten de geri durmuyor elbette. Mısırlı düşünürün, “Müslüman ülkelerinin gerilemesi İslam’a bağlanamaz. Bunun sebebi değiştirilmesi mümkün olan toplumsal şartlardır.” düşüncesini günümüz Batılı anlayışına çok önceden verilmiş bir cevap olarak değerlendiren Sorman’a göre Tahtavi’nin düşüncelerine İslam dünyasından gösterilebilecek muhalif Seyyid Kutup’tan başkası değil. Yazar; Rifaa’yı ve onun çocukları olarak nitelediği ya da kendilerini öyle nitelendirenleri ‘Ruhunu yitirme pahasına ve Batı’yı yakalamayı hiçbir zaman beceremeden Batı uygarlığını izlemenin ne gereği var?’ diyen Kutub’un karşısına konumlandırıyor. Rifaa’nın iki yüzyıl önce dile getirdiği görüşlerin hâlâ geçerliliğini korumasını çağdaşlarının inançlarına saygı göstermesine bağlayan yazar, Atatürk, Rıza Şah ve Burgiba gibi isimlerinse bu hassasiyeti göz önüne almadıkları için halklarının kızgınlığına muhatap olduklarını savunuyor.
Özetle yazar, okuru ve İslam dünyasını Seyyid Kutup’la Rifaa el-Tahtavi arasında seçim yapmaya zorluyor ve kendi tercihini daha ilk baştan belirtiyor. Tunus’tan İran’a, Malezya’dan Türkiye’ye geniş bir coğrafyayı ve yüzlerce yıllık bir ilim ve kültür mirasını irdeledikten sonra Sorman’ın satır arasında Müslümanlara yönelttiği soru şu: Modern bir Müslüman mı yoksa terörist misiniz?
11 aralık 2006








